
-Ne oldu koçum? Volume 1 çok mu güzeldi de volume 2'yi yazıyorsun hahahaha, bırak oğlum bu işleri..
-Yok ya , 1. yi anlamadınız diye 2 . sini yazayım dedim bari...
-Hımm,peki, ben gachayım..
Şaka bir yana , ben hala volume 1'in geçerliliğine çok inanıyorum. İlk yazdığım günden bugüne bakıyorum, değişen birşey yok , ben hala çok mutluyum, bu şu demek: İşe yaramıyorsa sorun sizde :) , derim ve sorumluluk almam, gıcığım...
Şimdi söyle bakalım ne anlamadın kardeşim? Sana diyorum ki, siktir et sonrasını düşünmeyi, içinde bulunduğun anın zevkini çıkarmaya çalış, biraz zorla kendini, otomatik olarak alışıyorsun sonra herşeyin zevkini çıkarmaya ve bu zevk seni stresten, üzüntüden o kadar uzaklaştırıyor ki , bir süre sonra anaaaaa bi bakmışın mutlu biri olmuş çıkmışsın ya la!!!!
Ama yok illa sen çok mu biliyon, sen zaten mutlu , yavşak bir adamdın, hem okulu da geç bitirdin sana mı güvencez lan dunkof diyeceksen sana lafım yok, sen hipnoz da olmassın zaten, artı, evet götünde kocaman...
O kadar volume 2 diye yazdık, yakında çıkıcak dedik ,çığırtkanlık yaptık. Sadece volume 1' i iyi okuyun , iyi anlayın demek için yazmadık herhalde değil mi?
Evet tabii ki ekleyeceklerim var, yeni yeni düşündüğüm , hissettiğim şeyler var. İlk olarak bana göre bunların en önemlisiyle başlamak isterim. Hani ingilizcede var ya , last but not least olayı. O bu değil işte, en önemlisini en başa yazıcam:
Bu seferki mottomuz biraz daha farklı, volume 1'den gelen 3 ezberimiz aynen devam ediyor tabii ki!! neydi onlar hep bir ağızdan söyleyelim:
1- mutluluk alışkanlık yapar
2- mutluluk hormonaldir
3- mutluluk kısa vadeli düşünme sanatıdır.
Bak aferim, iyi ezberlemişsiniz:) Bütün bunlara ek olarak vereceğimiz bana göre sadece bir ezber , kimine göre belkide hayatının mottosu olan cümle ise "mutluluk çevreniz ile beslenir". Şimdi bak oku neler olucak.
Dün gece arkadaşlarla konuşuyorduk-sigara içen arkadaşlarla-. Ben anlamazdım . Televizyonda sigarayı kristalleştiriyorlar ya, ya sanki ilk defa sigara görüyoruz neden kristalleştiriyorsunuz ki derdim. Meğer ben sigara içmediğimden öyle geliyormuş, sigara içen bir insan ise tv de sigara içen birini görünce otomatik olarak sigara yakarmış. Duyunca bunu, matrix çözüldü bende! Haa dedim , tabii ya dedim, vay aq dedim hatta..
Neden anlattım ben bunu ? Hepsi mutluluk adına, valla kötü bir niyetim yok . Bizim mutluluk da aynı işte. Normalde derler ya, etrafındakilerin bisikleti varsa , senin de araban varsa , sen onlardan daha mutlu olmalısın, hatta sen çok mutlu olmalısın. Abicim, ablacım valla yalan. Yok öyle birşey, sen sadece herkesin arabası varsa mutlu olabilirsin, etrafındakilerin yüzünde mutluluğu görünce mutlu olabilirsin. diğerlerinden olan farklılıklarınla değil, diğerlerine olan benzerliklerinle mutlu olabilirsin. Bu yüzden bırakın kıskançlığı, çekememezliği. etrafın mutlu olsun ki sen de mutlu olabilesin. En azından beraber olduğunuz insanlar için, mutluluklarında sevinin , üzüntülerinde destek çıkın , ayağa kaldırmaya çalışın. eğer yanındaki düşerse, onun zaafları ortaya çıkarsa, o mutsuz olursa, bil ki sen de mutsuz olucaksın. Sen bilmesen de, görmesen de sen beraber olduğun insanların mutluluğu ile besleniyorsun. Karşıdakini küçültmek , aşağılamak, zor duruma düşmesini istemek, kendi kuyunu kazmaktan başka birşey değil,emin ol.
Olum çok güzel dedim ya, walla:) Aslında volume : 3 yazma niyetim yoktu, ama çok güzel yazdım, eehheuehue, aklıma yeni yeni şeyler geldi, buradan açıklıyorum, volume : 3 te olucak inşallah..
last but not least için yazıcaklarımı da bir dahakine yazayım, bu zaten fazla uzun oldu okumazsınız siz.
operim hepinizi..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder