müzik

12 Ocak 2011 Çarşamba

insan olmak için : ÜÇ MUHTEŞEM

zaman geçiyor , olaylar , insanlar , anlar , yerler, yöreler, yemekler...
ya biz? biz ne yapıyoruz? koşa koşa ölüme mi gidiyoruz sadece, yoksa gerçekten bazı şeylerin farkında mıyız? yaşadığımızı hissediyor muyuz? ayaklarımız yere basıyor mu gerçekten? hala ben bir insandım ya diyen var mı? yoksa kabullendik mi makineleştiğimizi? ya da bunun bile farkında değil miyiz?

derin uğraşlar sonucu belirli kanılara vardım diyip burada laga luga yapmak istemiyorum ama şu 3 MUHTEŞEM i yerine getirmiyorsak , ben eksik olduğumuzu düşünüyorum.

1-OKUMAK 

öğretmenin öğrencilerine dediği gibi okuyun okuyun demek istemiyorum.hatta kimseye de okumak güzeldir diye tavsiye vermek de haddim değil. sadece okumanın hala yaşadığımızı bize inandırdığını ve hala kendimiz için, ruhumuz için birşey yapabildiğimizi gösterdiğine inanıyorum. yoksa insan neden okur ki? kimse bir başkası için okumaz, ödeviniz değilse ve edebiyatçı değilse kimse işi için de okumaz, hamile değilse ya da yeni doğmuş çocuğu yoksa kimse çocuğumu nasıl yetiştirmeliyim diye de okumaz.hasta değilse şu hastalığın semptomları, tedavisi nasıldır diye de okumaz. insan sadece kendi için okur normal şartlarda. yaşadığını hissettiği, ayakları yere bastığı ya da yaşadığını hissetmek istediği , ayaklarının yere basmasını istediği için, akıp giden tüketici yaşamdan bir an olsun sıyrılmak, ben ne yapıyorum diyebilmek için okur. siz bunun neresindesiniz?

2- YAZMAK

bu bloga bazen dengesiz yorumlar yapılıyor, en yakın arkadaşlarım dalga geçiyor, lan ne boş beleş adamsın, ne yazıyorsun diyorlar. kimileri ciddiye bile almıyor. içinde çok saçma sapan şeyler olduğunu ben biliyorum bir kere , başkalarının tasdikine ihtiyacım yok:) yıllardır bu blog , eleştirilere kulak asmadıysa , bunun nedeni lan benim bir hobim var, karıya kıza gösterebileceğim birşey var, size öğretecek birşeylerim var değil, tamamen insanların ve haliyle benim içimde oluşan yazma isteğidir. nice zaman kimsenin görmediği ve göremeyeceği yerde yazmamın da tek nedeni odur: YAZMAK.hatta dünyanın bir köşesinden , işi gücü bırakıp, bunu yazmamın nedeni de tamamen bu içten gelen ihtiyaçtır. yazmak, okumanın aksine sizin diyecek birşeyinizin olmasıdır. mesela iki olay okursunuz farklı açılardan, beyninizde olaylar hakkında bütün bilgiler bulunur. peki neye yarar bu bilgiler? yazmak bir fikir hakkında kanaat getirmektir. o şeyin size hissettirdikleridir, içinizde oluşan görüntüdür. -ya ben saçma sapan yazıyorum , o yüzden yazmak istemiyorum demek kendi sınırlarını bilmemektir.kendine yenilmektir. elbette yazamıcaksın, çünkü sen düşünemiyorsun demektir bu. düşünmek için de yazman gerekir. yazıp kanaat getirmen. fikirleridir insanı yaşatan. fikri olmayan insan yaşadığına hemfikir olabilir mi?

3- DUA

Hah bir dua eksikti di mi?:) benim dediğim dua o bildiğiniz dua değil. ne inandığınız tanrıdan bir istek , ne bir tövbe ya da öyle birşey dediğim. ha eğer inançlıysanız yapın bunları da tabii. kim ne karışır.:)
ben biriyle konuşmaktan bahsediyorum. içini dökmekten. buna dua dememin nedeni, kimse ama kimse en yakınına , annesine , sevgilisine bile herşeyi anlatamıyor. hatta kendisine bile. oysaki sizin görmediğiniz, ama sizin herşeyinizi bilen birşeye- hatta yok olduğunu düşünüyorsanız karanlıkta boşluğa doğru yüksek sesle konuşun- içinizi açmak, konuşmak , dertlerini anlatmak, insana insan olduğunu hatırlatan üçüncü muhteşemdir. size, herşeye rağmen yine yaşadığınızı , uğraştığınızı, çabaladığınızı, yaşam sürecinizin farkında olduğunuzu hissettirir.

herkesin bu 3 muhteşemi gerçekleştirmesi dileğiyle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder