olayın 2 kısmı var demiştim. ilki edebi yönüydü. ikincisi ise olayın karaktere yansıma yönü. yaşım başını alıp gittiğinden bu benim içi çok geçerli olmasa da, tehlikenin farkına varabiliyorum
özellikle insan belirli yaşlarda karakteri koyacak yer aramaya başlıyor. kimi fırlamalığa veriyor kendini, kimi efendiliğe, kimi saygınlığa, kimi aşka, kimi playboyluğa. ömer üründülleşme sürecine giren insan da bilinçaltında kendini vazgeçmişliğe vermeye..
ne alaka demeyin. azıcık düşünün. ata demirer in dediği gibi , en fresh halinizle biniyorsunuz dolmuşa sabahın köründe, şöfor açıyor müslüm babayı, haydiii bakalım.. hesap o hesap. açıyorsunuz dünya kupasını. heyecanlar içindesiniz, manyak top oynanıyor, ordan biri çıkıyor, ki bu ömer üründül insanı, iğrenç bir ses tonuyla, sonunu bağlayamadığı cümleler kurmaya başlıyor.
- ya şimdi bu almanya, iyi , çok iyi takım ama bazen,ileri de top falan , yavaş atak, yaniiiii anlatabildim mi?
+ ben anladım da seyircilerimiz için biraz açıklayayım vs vs.
yani adam o kadar salmış ki, anlatabildim mi diyor. anla aq, uğraştırma beni manasında. hani matematik üstadısındır, ilkokul cocuğuna x'lerden y'lerden bahsedemezsin, amann bilmiyorum dersin ya, aynı hesap. vazgeçmeyi işletiyor bilinç altımıza. hoş biz de hazırız zaten ya bir çok şeyden vazgeçmeye.
yani bir de gördüğünüz şeyle duyduğunuz şey birbiriyle örtüşmeyince bir sorun ortaya çıkıyor. mesela radyodan bir maç dinliyorsunuz, spikerin biri çılgın heyecanlı anlatıyor, daha izlemeden maçın heyecanını hissediyorsunuz, top ortasaha da olsa bile, sanıyorsunuz ki herif kaleciyle karşı karşıya, vursa gol olacak. oysaki alakası yok. tam aksine maç heyecanlı bile olsa, ruhsuz bir şekilde anlatınca , demek ki zevksiz maç diyorsunuz.
bu dediklerim radyo içindi. yani tek kanaldan algılıyorsunuz olayı. ama işte olay tv olunca , bir yandan siz ekrandakini görüyorsunuz, ama bir yandan da ömer üründülün ruhsuz yorumlarını dinliyorsunuz. e bünye saçmalamaya başlıyor tabii ki görüntüyle ses uyuşmayınca.
sonuç olarak diyeceğim şudur ki ortada insanların yaşama sevincini alan , onları ruhsuzlaştıran, herşeyden vazgeçmiş hale getirebilecek bir tehlikenin farkında mıyız?
.jpg)

serkannnnnnnnnnnnnnn!!!!!!!!!!!
YanıtlaSilhahaha:) hayallllllllllllllllllll:))
YanıtlaSiloldu mu böyle:P