müzik

25 Temmuz 2010 Pazar

türk insanı

kendini türk hisseden bütün insanları kapsar.
en büyük özelliği oyun hamuru gibi kemiksiz olmasıdır. her şekile girer.
belki de dünya üzerindeki en cahil varlıktır. arada 1-2 tane gazete küpüründeki türkler zeki insanlardır cümlesine fit olur, kendini zeki zanneder.
hayatlarını adadıklarını söyledikleri atamızı bile anlamaktan acizdir.en çok içimi acıtanda budur. en ufak bir araştırmaya girmez. başı açık olanı orospu , kapalı olanı yobaz görür.
kafası o kadar dardır ki ikinci bir fikri kafasına sokamaz. tarihten ders almaz. sonunu düşünmez. günün kurtarmaya çalışır.
hiç bir fikire sahip olmayı beceremediği için , kendisiyle en az dalga geçilecek, insanlardan dışlanmasını önleyecek fikri kabul eder görünür, oysaki o fikri bile araştırmayı düşünmez.
tembelin koşarak gidenidir.
dünya üzerindeki manipülasyona en uygun insan tipidir. resmen özenle seçilmiştir.
neyzen teyfik in dediği gibi garip insanlardır. ibne dersin kızar da sikersin aldırmazdır.
her bokun altında bir komplo arar,aslında haklıdır ama bir bok aramaz gerçekte.
birbiriyle çatışmak için dizayn edilmiştir. kızları, erkekleriyle, hanefileri , alevileriyle, çağdaş diye kendini adlandırlanlar, yobaz dedikleriyle çatışır durur. pkk bile bazen, siktir et biz niye adam öldürüyoruz ki bu mallar zaten birbirini yiyor yapar.
arada bir milli maç olunca birlik , beraberlik gösterir, onu da maganda kurşunlarıyla ört bas eder.
biz fatih sultan mehmedin torunuyuz, bütün dünyayı yönettik zamanında diyerek hayatlarını idame ettirirler. ekstra hiç bir bok yapmazlar
kişisel anlamda, kendilerini tanımaktan acizdirler. kendilerine verilmiş görevi yerine getirmek , ya da getirmemek için uğraşırlar.
gerizekalı olarak bütün eğitimi ona okullarda verileceğini düşünürler, aslında gerçekten okulda verilir ama o kadar salaktır ki derste hocaların verdiğini sanar. ben odtü, boğaziçi, itü mezunuyum , herhalde benim dediğim doğrudur der. oysa bir sik bilmediğinden , bildikleri hiçbirşey doğru değildir.
"daha doğar doğmaz tarafını seçmiştir ". arada durmanın, iyiyi görmenin , bütün taraflara bakmanın, empati kurmanın ne demek olduğunu bilmez. bir taraftan kopamaz. çünkü tembeldir.
kitap okumaz. okusa bile kendi tarafının kitaplarından başka bir şey okumaz. yeniliklere açık değildir.- teknolojik yenilikler hariç- teknolojik yeniliklerde başı çeker. kapıcısından , profesorüne ellerinden cep telefonlarını düşürmez. en son model olmasına dikkat eder. böylelikle dünya insanlarından geri kalmadığını düşünür. dedim ya başta da, cahildir. ayranı yok içmeye , atla gider sıçmaya atasözü de gene türk insanının en büyük özelliklerindendir.
dünyaya kattığı hiç bir şey yoktur. fikir anlamında bile. çünkü zaten bir fikiri yoktur.
ayrıyetten görmemiştir. daha doğrusu sonradan görmedir. kadın - erkek ilişkilerinde aldatma oranının en yüksek olduğu ülkelerden biridir. çünkü bir kere ipini kaybetmiştir. bir sınırı yoktur artık. o yüzden korkutucudur, sonradan görmedir. ne yapacağını bilemez, sahip olduğu değerleri arkasında bırakmıştır ve yeni sahip olacağı şeylerde emin değildir. neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilmez.
iradesizdir.
mutsuzdur. evet yaşadıklarının sonucu mutsuzdur. çünkü mutluluğu hep bir şeyde arar durur. gözü kapalı mutluluğa ulaşacağını sanar, rafaha ulaşacağını sanar.
ülkesinin mutluluğunu tayyip erdoğan da , kemal kılıçdaroğlunda sanar. oysaki refahın kişilerde değil, zihniyette olduğunu anlamaz.
ülkesinin zenginliğini görmez. bir türk, pkklıya üstünlük sağlayınca ülkesinin kurtulacağını sanar.
aynı şekilde pkklı , türkleri öldürerek devlet kuracağına inanır. kimse asıl soruna bakmaz. zihinlerdeki boşluğu doldurmak niyetinde değildir.
oyun hamuru gibi kemiksiz olduğunun farkında değildir.
en sevdiğim sözlerden biri olan, yeterince uzun zaman aldatılmışsak, aldatmacayı ortaya koyan her türlü kanıtı reddederize en çok uyan insan grubudur.
çözüm insanları değildir. sorun insanlarıdır. duygusaldır. hatta dünyanın en duygusal insanlarıdır.
bu özelliğimiz olmasına rağmen bir mahatma ghandi çıkaramamışızdır. çıkarmayı geçtim taklit bile edememişizdir.
evet türküz, ve dilimizden düşürmüyoruz türk olmakla gurur duyduğumuzu. ama maalesef neyle gurur duyduğumu bile bilmiyoruz. cümlelerin arkasına sığınmış yaşıyoruz. içimiz o kadar boş ki.

uzun yazdım en son hotel rwanda dan bir replikle bitireyim:

bence insanlar bu görüntüleri gördüklerinde "ah tanrım, ne korkunç" diyecekler ve yemeklerini yemeye devam edecekler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder