müzik

17 Temmuz 2010 Cumartesi

W T F


İlk kilise rahiplerinden İskendereliyeli Klemens  (190 yıllarında yazılmış)  Exhortations to the Greeks   (Yunanlılara Öğütler)  isimli eserinde , putperest inanışları , günümüzde kulağa  biraz iğneliyici gelen sözlerle reddediyor:

" Yetişkin insanların öylesi masallar dinlemesine  göz yummayacak denli çok yol aldık. Kendi çocuklarımıza , susmaksızın ağladıklarında  dahi, onları avutacak söylenceler anlatmak adetimiz değildir."

Bugünse standartlarımız çok daha düşük. çocuklarımıza duygusal olarak hoş anlamlar taşıdıkları için Noel Baba, Paskalya Tavşanı ve Diş Perisi'nden söz ediliyor, sonra da erişkinliğe ulaşmadan önce kafalarını bu söylencelerden arındırmaya çalışıyoruz. Neden böyle bir geri adım atıyoruz? Çünkü yetişkin olarak ayakta durabilmeleri, dünyayı gerçekten olduğu şekliyle tanımalarına bağlıdır. Noel Baba'ya hala inanan yetişkinler adına, haklı nedenlerle endişe duyarız.

Öğretisel dinler konusunda ,  filozof David Hume  şöyle diyor:

"insanların öyle konularda besledikleri  kuşkuları  kendilerine bile itiraf etmeye cesaretleri yoktur. Ölçütleri , sorgusuz inançtır ve asıl inançsızlığı , verdikleri güçlü hükümler  ve yobazlıkla göstermiş olurlar."

Bu inançsızlığın , Amerika'nın devrimci yazarlarından Tom Paine'in The Age of the Reason (Akıl Çağı) isimli eserinde ortaya koyduğu gibi, derin ahlaki sonuçları vardır:

"Sadakatsizlik inanmak ya da inanmamak demek değildir; kişinin inanmadığına inanır görünme sanatıdır. Bu tür bir yalancılığın, toplumda yarattığı "yaramazlığı" hesaplamak olanaksızdır. Kişi inanmadığı şeylere inanır görünmeyi meslek haline getirecek denli değer yitimine uğramış ve aklının saflığına tecavüz etmişse , her türlü  diğer suçu işlemeye de kendini hazırlamış demektir."

                                                                        Carl Sagan ( Karanlık Bir Dünyada Bilimin Mum Işığı)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder