hadi gelin gene bir örnekle başlayalım.
anneniz diyor ki oğlum/kızım evin bodrumuna in ve orada bir kutu var onu getir. siz de kabul ediyorsunuz ve bodruma iniyorsunuz. ama o da ne ? elektrik namına bir şey yok. her taraf karanlık. göz göre göre , o merdivenlerden inmeyi göze alıp, annenizin istediği o kutuya bir aydınlatıcı kullanmadan ulaşmayı göze alabiliyor musunuz? hem de yıllardır o merdivenlerden innemişken.
mutluluk aramakta buna benzemiyor mu? o kadar karanlıksın ki önünü göremiyorsun, ama neymiş mutluluğu bulacaksın. nah bulacaksın! bu tür bir mutluluk arayışı seni daha derin mutsuzluklara götürmeden başka bir işe yaramaz.
demek ki neymiş? mutsuz iken, karanlık iken , mutluluğa ulaşamazsınız. kilit cümle " ışığını yak" olmalı burada. öncelikle biraz ışık vermeye başlayın. az biraz seçin önünüzü.görüş alanınız olsun. bir şekilde içinizde mutluluğu düşünün, kendi kendinizi mutlu etmeye çalışın. ( kendi kendini mutlu etme formülleri için bknz: volume 1-2-3)
yoksa dediğim gibi ufacık bir ışık belirtiniz yokken aramaya çalıştığınız mutluluk size acıdan başka bir şey getirmeyecektir. bundan emin olun.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder